20-30 yılda bir gelebilecek bir şanstır bu tip organizasyonlar ülkemiz adına. Dile kolay tam 172 ülkeden yüzbinlerce insanın evine konuk olacağız önümüzdeki iki hafta boyunca. Ee durum böyle olunca da insan biraz eli yüzü düzgün işler bekliyor organizasyon komitesi ve yetkililerinden. Ama 27 ağustos akşamı öyle bir açılış töreni yapıldı ki adeta kendi evimizde maça 1-0 yenik başladık. Olayın bir dünya basketbol turnuvası açılış töreni olduğunu gösteren sadece birkaç öğe vardı 90 dakikalık izleti boyunca. Eksikleri saymaya nereden başlayacağımı şaşırmış durumdayım adeta. Işıklandırmanın berbat yapılmasından dolayı televizyon başındaki izleyiciler olarak töreni ortalama yüzde 25-30 opak bir fonda izlemek zorunda kalmamızdan mı başlasam, yoksa açılış konuşmalarındaki manasız cümlelerden mi bahsetsem bilemedim şimdi. Hele o şarkı seçimlerimizden dolayı acaba dünyadaki izleyicilerin yüzde kaçı zap yapmak zorunda kalmamıştır merak ediyorum. Evet Sezen Aksu ve Müslüm Gürses kendi müziğimiz ve kültürümüz açısından duayen sınıfına konulası sanatçılar olsalar da en azından dünya popüler müziğine yakın ezgiler sunulmalıydı diye düşünüyorum. Şarkıların birçoğu böylesi bir tören için amiyane bir tabirle “bayık kaçan” türdendi. Bir de tören gecesi sunucularından Tülin Şahin’in ekranda çok göze batan heyecanı vardı. Çok fazla elindeki notlardan okuyarak sunum yaptı ve bence Mehmet Ali Alabora ile biraz zoraki bir uyum(suzluk!) içindeydi. Hele bir de törenin sonuna doğru turnuva şarkısının tanıtımında yaşanan bir rezalet vardı ki sormayın gitsin. Şarkıyı icra etmek için Kıraç sahneye davet edildi. Kıraç ile birlikte birçok milletten tam 110 çocuğun basketbol toplarıyla sahneye girişlerini izledik. Ancak tam da bu sıralarda bir de baktık ki şarkıyı Kıraç yerine playback olarak yabancı bir hanımefendi yabancı dilde icra etmeye başladı. Üstelik Kıraç elinde mikrofon şarkıyı söylemeye başlamaya tam da hazırlanmışken. Ve şarkının tamamının bitmesi beklenmeden de tören yayını kesildi. Sonradan öğrendik ki bizim sahnede duyduğumuz şarkının orjinal haliymiş. Kıraç bu şarkıya düzenleme yaparak ve üzerine türkçe söz yazarak sahnede icrasını sergileyecekmiş ancak yanlışlıkla şarkının orjinal hali çalınmış. Bunu da gördükten sonra “pes doğrusu” dememek için kendimi zor tuttum. Zaten dediğim gibi tören de bu aksaklıkla sona ermiş oldu.
Daha bu törenle ilgili yazılabilecek çok olumsuz şey var ama yine de dünyada ilk kez bir dünya basketbol şampiyanası için açılış töreninin yapılmış olması ve bunun da ülkemize nasip olmasından dolayı ufakta olsa kendimizi avutabiliriz diye düşünüyorum. Hem zaten önümüzdeki iki hafta boyunca aslolan basketbolun kendisi olacak. Ama işte böylesi bir törenden sonra da insan keşke demeden edemiyor. Son söz olarak özetle şöyle denilebilir: Açılışı yapamadık bari sonunu iyi getirelim de turnuvanın kapanış gününde parkede ter döken takımlardan biri olalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder